Dünyanın var oluşundan bu zamanımıza kadar her şeyin bir yörüngesi ve enerjisi vardır.Ekme, biçme ve etme bulma dünyası bulunmaktadır.Tüm kavgalarımıza , kırgınlıklarımıza , kin ve nefret duygularımızı sessizliğe terk edip önümüze bakarak yol almalıyız.
Gönülden verdiğimiz her sadakanın, ufacık bir tebessümün , yardım için uzattığımız elimizden dolayı alınan hayır duaların , ettiğimiz her ahın ve saymakla bitmeyen olumlu olumsuz yansımanın bir dönüş yolu vardır.
Kalbimizden , ruhumuzdan , dilimizden , zihnimizden geçen ve ağzımızdan çıkan her cümleler döner dolaşır ve yine bize geri döner.Bunca yaşanan sıkıntılar içinde sabır ve suskunluk diye bir şey vardır ki. Eksiklik olarak gördüğümüz erdemlik olduğunu unuttuğumuzdur. Oysa sabretmek, boyun eğmek değil,sessizce her zorluğa karşı mücadele etmektir.Şimdilerde zararın neresinden dönersek kardır düşüncesi içersindeyiz her birimiz.
Teknoloji çağının kangreni olan ‘’ kul hakkı’’ ise insanlar eline, diline , nefsine , merhamet duygusuna sadık kalarak sabır ve sessizliğini korumalı.Bizler yoğurup işleyen , keskin saplantılarımızı törpüleyen sessizliğimizin yol arkadaşı sabırdır.
Bir başkaları için katlederek yok olmasına neden olduğumuz sabır gün gelir bizim için ne kadar gerekli olduğunu anlarız.Bizim için gerekli koruma kalkanı olduğunu biliyor musunuz ? Bir anlık hiç sebep yokken tek haklı kendiymiş gibi ortalığı kasıp kavuran , fırtınalar estiren can alan insanoğlu gün gelir mağdur olacağını bilmez ki.
Kaybediyoruz birer birer nazik dallarımızı.Vakti saati gelince dört mevsimi bahara açılan kapılar , bereketli akarsulardan beslenen doğanın yeşile bürünmesi , meyvelerin her haliyle can bulan ruhumuz .İnsanlığın kibir zehirlenmesi yaşamasıyla bakmıyor , görmüyor , dinlemiyor , anlamıyoruz , sevmiyoruz ve saymıyoruz .Kendimizden başka bencilleşmişiz.
Ferah Uslu















0 Yorum